SAFRA KESESİ POLİPLERİ

Safra kesesi polipleri, safra kesesi mukozal duvarının büyümesidir. Genellikle tesadüfen ultrasonografide veya kolesistektomi sonrasında saptanırlar. Ancak bazen safra kesesi taşlarının neden olduğu semptomlara benzer semptomlara yol açabilirler. Bu lezyonların çoğu neoplastik değildir. Çoğu lipid birikintilerini temsil eder.
Ultrasonografinin yaygınlaşması ile safra kesesinin polipoid lezyonları giderek daha fazla tespit edilmektedir. Polipoid safra kesesi lezyonları, iyi huylu veya kötü huylu olarak kategorize edilebilir. İyi huylu lezyonlar ayrıca neoplastik veya neoplastik olmayan olarak alt gruplara ayrılmıştır.

Benign polipler

Neoplastik olmayan – En yaygın benign neoplastik olmayan lezyonlar (psödotümörler) kolesterol polipleridir, ardından adenomiyomlar ve inflamatuar polipler gelir.

Kolesterol polipleri ve kolesteroz – Kolesteroloz, safra kesesi duvarının mukozasında lipit birikimi ile karakterizedir. Genellikle kolesistektomi sırasında veya ultrasonografide tesadüfen teşhis edilen iyi huylu bir durumdur. Ancak bazı hastalarda safra kesesi taşlarının neden olduğu semptomlara ve komplikasyonlara yol açabilir.
Enflamatuar polipler – İnflamatuar polipler, neoplastik olmayan polipler arasında en az görülenidir. Ultrasonografik incelemede ya sabit ya da saplı olarak görünürler. Polipler genellikle 5 ila 10 mm çapındadır.

Adenomiyomatozis – Adenomiyomatoz, mukozanın aşırı büyümesi, kas duvarının kalınlaşması ve intramural divertikül ile karakterize safra kesesinin bir anormalliğidir. Kadınlarda erkeklerden daha yüksek bir prevalansa sahiptir.

Neoplastik polipler

Adenomlar – Safra kesesinin adenomatöz polipleri, safra kesesinin en sık görülen benign neoplastik lezyonlarıdır. Safra kesesi adenomları, safra yolu epiteline benzeyen hücrelerden oluşan iyi huylu epitelyal tümörlerdir. Polip boyutu ile kanser riski artar, 10 mm adenomatöz polipler %37-55 malignite riskine sahiptir.
Malign polipler – Malign safra kesesi poliplerinin çoğu adenokarsinomlardır.
KLİNİK ÖZELLİKLER
Çoğu tesadüfi olarak saptandığından asemptomatiktir.
Karın ağrısı – Safra kesesi polipleri, epizodik sağ üst kadran ağrısı ile ilişkilendirilebilir.
Kolesteroloz ve adenomiyomatoz, safra kesesinin zayıf boşalması bağlı kronik dispeptik abdominal ağrı ile de ilişkilendirilmiştir.
Kanser riski – Safra kesesi poliplerinin çoğu iyi huyludur ve adenomlar haricinde çoğu iyi huylu polipin habis potansiyeli yoktur. Safra kesesi polipli hastalarda genel safra kesesi kanseri riski düşük görünmektedir.
Risk faktörleri:
● Büyük polipler (≥1 cm)
● Primer sklerozan kolanjit (PSC) – Safra kesesi polipleri bu hastalarda yüksek oranda malignite sergiler.
● Sessil polip (fokal safra kesesi duvarı kalınlaşması> 4 mm dahil) : Safra kesesi kanseri riskinde yedi kat artışla ilişkilendirilmiştir .
● Yaş> 50

TEŞHİS
Safra kesesi polipleri genellikle transabdominal ultrasonografi ile tesadüfen tespit edilir. Mevcut görüntüleme yöntemlerinin hiçbiri kesin olarak iyi huylu ve kötü huylu polipleri ayırt edemez. Bu sadece safra kesesinin kolesistektomi sonrası histolojik incelemesi ile sağlanabilir.

Renkli Doppler, safra kesesi lezyonlarının teşhisinde geleneksel abdominal ultrasona göre daha yüksek duyarlılığa sahip olabilir.
Endoskopik ultrason (EUS), şüpheli kötü huylu polipli, ameliyat olamayan veya ameliyat olmayı istemeyen seçilmiş hastalarda faydalı olabilir. Ancak safra kesesi poliplerinin değerlendirilmesinde EUS rutin olarak önerilemez.
Abdominal Bilgisayarlı Tomografi, büyük polipli hastalarda veya malignite şüphesi olan safra kesesi duvarında anormal kalınlaşma olan hastalarda karaciğer invazyonunu veya metastazı ortaya çıkararak safra kesesi kanserini evreleyebilir.

YÖNETİM

Semptomatik hastalar – Kolesistektomi, biliyer kolik veya komplikasyonları olan hastalar için tercih edilen tedavidir. Safra kesesi kanseri için risk faktörleri olan asemptomatik hastalarda da kolesistektomi tedavi seçeneğidir.
> 20 mm safra kesesi polipleri genellikle malign olduğundan, lenf nodu diseksiyonu ile uzatılmış kolesistektomi ve safra kesesi yatağında kısmi hepatik rezeksiyon endikedir. Hastalar, bilgisayarlı tomografik tarama veya endoskopik ultrason ile ameliyat öncesi evrelemeye tabi tutulmalıdır.
10 ila 20 mm çapındaki polipler muhtemelen kötü huylu olarak kabul edilmelidir. Bu büyüklükteki kanser genellikle erken aşamadadır ve laparoskopik kolesistektomi önerilir.
Safra Kesesi kanseri için risk faktörü olan hastalarda:

● 6 ila 9 mm’lik polipler için kolesistektomi önerilebillir. Kolesistektomi uygulanamayan veya yaptırmak istemeyen hastalar için, altı ayda gözetim ultrason ile takip ve daha sonra, boyut olarak stabil ise yıllık olarak ultrasonografi ile takip önerilir.

● 5 mm polipler için, altı ayda bir ultrason ve daha sonra boyut olarak stabil ise yıllık olarak ultrason ile takip önerilir.

Safra kesesi kanseri için risk faktörleri olmayan asemptomatik hastalarda:

-Safra kesesi polipi 6 ila 9 mm olan asemptomatik hastaların bir yıl boyunca altı ayda bir ve eğer boyut olarak stabil ise daha sonra yılda bir ultrasona girmesini önerilir.

-5 mm boyutundaki polipler genellikle iyi huyludur ve en sık kolesterolozu temsil eder. Bu grupta düşük de olsa malignite riski olduğundan en az 12 ayda bir ultrason ile takip edilir.

Adenomiyomatozis – Adenomiyomatozlu hastalar sürveyans veya kolesistektomi gerektirmez.
Takipte görüntülemede > 2 mm boyutundaki bir artış, kolesistektomi için bir cerraha sevk edilmesini gerektirir.

Safra kesesi polipli hastalarda beş yıl boyunca takibe devam edilir ve poliplerin boyutu sabit kalırsa takip sonlandırılabilir. Bununla birlikte, safra kesesi kanseri için risk faktörleri olan hastalarda, safra kesesi kanseri için süresiz olarak transabdominal ultrason ile takibe devam edilir.













© Doç.Dr.Osman Civil. Tüm Hakları Saklıdır.