MİDE KANSERLERİ

Mide kanserleri, midenin iç yüzünü döşeyen mukoza denilen sağlıklı katmanın çeşitli nedenlerle kanserli hücrelere dönüşerek çoğalması sonucu oluşan ölümcül bir hastalıktır. Daha nadir olarak lenf bezinden kaynaklanan lenfoma denilen lenf kanserleri, mide katmanlarının daha derinlerinden gelişen stromal tümörler ve hormon salgılayan hücrelerden kaynaklanan nöroendokrin tümörlerde mide kanserleri arasında sayılabilir.
Mide kanserleri son zamanlarda azalmakla birlikte en sık görülen kanserlerden biridir. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülür. Akciğer kanserlerinden sonra erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türüdür. Genellikle görülme sıklığı yaşla beraber artar. Sinsi seyreden bir hastalık olduğu için teşhis edildiğinde genellikle ileri evrelerdedir. Teşhisinde Gastroskopi en önemli yeri tutar. Karın Ultrasonu, Bilgisayarlı Karın Tomografisi ve MR gibi görüntüleme yöntemleriyle de tanı konulabilir.
Gelişmekte olan ülkelerde sıklığı fazladır. Yine ülkemizde özellikle Doğu Anadolu bölgesi prevalansı sık olan bölgedir. Bunun sebebi olarak çevresel etkenler ve beslenme alışkanlığı ön planda tutulur.
Mide kanseri oluşumunda genetik faktörlerin yanında çevresel etkiler, beslenme alışkanlıkları, tütün ve alkol tüketimi, helikobacter pylori gibi ajanlar sorumlu tutulmaktadır. Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmak, aşırı tuzlu veya tuzlanmış ürünler (salamura balık, turşu gibi), nitrit ve nitrozamin denilen kanserojen maddelerin bulunduğu her türlü yanık ürün (ekmeğin yanığı, etin yanmış kısmı gibi), tütsülenmiş ürünleri aşırı tüketmek (mangalda pişmiş ürünler gibi), aşırı alkol tüketmek, düşük lifli beslenmek yani az sebze-meyve tüketmek, düşük narenciye yani C vitaminini az almak mide kanseri için risk faktörleridir. Ayrıca son yapılan çalışmalarda çağımızın en büyük sorunlarından biri olan obezite yani aşırı kilolu olmak mide kanseri artıran bir diğer risk faktörüdür. Kömür, kalay, çinko, bakır gibi metal işlerinde, lastik sanayinde çalışanlarda mide kanseri riski artmaktadır. Yine daha önceden geçirilmiş mide cerrahisi de risk faktörü olarak sayılabilir.
En önemli bulgusu yutma güçlüğü ve ağrılı yutmadır. İştahsılık, bulantı kusma, karın ağrısı, halsizlik, kansızlık, kilo kaybı gibi bulgulara sebep olabilir.
Mide kanseri tanısı alan hastalarda klinik olarak evrelemek ve tedaviyi şekillendirmek için karın Ultrasonu, Bilgisayarlı Karın ve Akciğer Tomografisi, MR ve PET/CT kullanılabilir. Vücudunda yaygın hastalık olan hastalarda genellikle tedavinin temelini Kemoterapi oluşturur. Yalnız midede sınırlı tümörlerde Gastrektomi denilen midenin bir kısmının veya tamamının çevre lenf nodları ile beraber çıkarılması operasyonu uygulanır. Sonrasında tümörün patolojik evresine göre Kemoterapi ile devam edilir. Vücutta başka organlara yayılmamış ancak mide ve çevresinde ilerlemiş tümörlerde ameliyat öncesi Kemoterapi vermek gerekebilir. Son dönemlerde sadece karın içinde yaygın olan karın dışında vücudun başka organlarına yayılmayan mide tümörlerinde ameliyatla beraber sıcak Kemeoterapi uygulaması (HİPEC) yapılmaktadır.













© Doç.Dr.Osman Civil. Tüm Hakları Saklıdır.